izmir travesti
izmir travesti

Travesti Eylül: “Artık Hayır Demekten Çekinmiyorum”

Bazı değişimler dışarıdan çok küçük görünür ama insanın hayatında büyük bir kapı açar. “Hayır” diyebilmek de bunlardan biri. Çünkü çoğu insan için sorun yalnızca bir isteği geri çevirmek değildir; karşı tarafı kırmaktan korkmak, yanlış anlaşılmaktan çekinmek, yalnız kalma endişesi yaşamak ya da “ayıp olur” düşüncesiyle kendi sınırlarını sürekli geriye çekmek de bu sürecin bir parçasıdır.

Bu kez Trans Eylül ile tam da bu konu üzerine konuştuk. Eylül, hayatının bir döneminde herkesi memnun etmeye çalıştığını, istemediği planlara “evet” dediğini, rahatsız olduğu davranışları görmezden geldiğini ve kendi ihtiyaçlarını çoğu zaman ikinci plana attığını söylüyor. Bugün ise daha farklı bir yerde duruyor.

“Eskiden hayır dediğimde kötü biri olduğumu düşünürdüm. Şimdi biliyorum ki bazen kendime evet diyebilmek için başkasına hayır demem gerekiyor.”

Eylül’ün hikâyesi yalnızca sınır koymakla ilgili değil. Özgüven, insan ilişkileri, arkadaşlıklar, duygusal yükler, sosyal baskılar ve insanın kendi hayatında ne kadar söz sahibi olduğu da bu hikâyenin içinde.

İçerik Haritası

Bu Yazıda Neler Konuşuyoruz?

  • Hayır demenin neden zor olabildiğini,
  • İnsanları memnun etmeye çalışmanın yorgunluğunu,
  • Sınır koymanın kabalık olmadığını,
  • Arkadaşlık ve ilişkilerde “hayır” diyebilmenin önemini,
  • Kendine karşı daha adil olmayı,
  • Suçluluk duygusuyla baş etmeyi,
  • Özgüvenin zamanla nasıl değiştiğini.

Eylül, “Hayır” Demek Senin İçin Neden Bu Kadar Zordu?

Soru: Eskiden neden hayır diyemediğini düşünüyorsun?

Eylül: Çünkü insanları kırmaktan çok korkuyordum. Biri bir şey istediğinde istemesem bile “olur” diyordum. Sonra kendi kendime sinirleniyordum. Ama karşımdakine hayır demek daha zor geliyordu.

Soru: Bu sadece yakın ilişkilerde mi oluyordu?

Eylül: Hayır, her yerde. Arkadaşlıkta, ailede, sosyal çevrede… Bazen gitmek istemediğim bir yere giderdim. Bazen konuşmak istemediğim bir konuda konuşurdum. Bazen de rahatsız olduğum bir davranışı “sorun çıkmasın” diye görmezden gelirdim.

Soru: Sonra ne oluyordu?

Eylül: İçeride birikiyordu. Dışarıdan uyumlu görünüyordum ama içimde sürekli bir rahatsızlık vardı.

Eylül’ün Eskiden Zorlandığı Durumlar

  • Gitmek istemediği davetleri reddetmek,
  • İstemediği bir konuşmayı sonlandırmak,
  • Rahatsız olduğu bir davranışı açıkça söylemek,
  • Kendi zamanını korumak,
  • Bir ricayı yerine getiremeyeceğini söylemek,
  • Bir ilişki içinde kendi sınırlarını savunmak.

İnsanları Memnun Etmeye Çalışmak Ne Kadar Yorucu?

Eylül: Çok yorucu. Çünkü bir süre sonra kendi duygunu takip etmiyorsun. Sürekli “karşımdaki ne düşünür?” diye yaşıyorsun.

Soru: Bunu fark etmek kolay oldu mu?

Eylül: Hayır. Çünkü dışarıdan bakınca nazik ve uyumlu biri gibi görünüyorsun. Kimse senin içeride ne kadar yorulduğunu görmüyor.

Soru: Sence neden bu kadar insan memnun etme ihtiyacı hissediyoruz?

Eylül: Kabul görmek için. Özellikle gençken herkes tarafından sevilmek çok önemli geliyor. Sonra anlıyorsun ki herkes tarafından sevilmek diye bir şey zaten yok.

“Her ‘evet’ iyi niyet değildir. Bazen korkudan söylenmiş bir evettir.”

Sence Sınır Koymak Kabalık mı?

Eylül: Eskiden öyle düşünüyordum. Şimdi kesinlikle düşünmüyorum.

Soru: Ne değişti?

Eylül: Sınır koymamanın hem bana hem karşımdaki insana zarar verdiğini gördüm. Çünkü istemediğim bir şeyi sürekli kabul ettiğimde bir noktada öfkeleniyorum. Karşı taraf ise neden öfkelendiğimi anlamıyor.

Soru: Yani net olmak daha sağlıklı mı?

Eylül: Kesinlikle. Nazikçe hayır demek, istemediğin halde evet deyip sonra kırgınlık yaşamak kadar kötü değil.

Eylül: “Sınır koymak karşı tarafı cezalandırmak değil; kendini korumaktır.”

İlk Kez Gerçekten “Hayır” Dediğini Hatırlıyor musun?

Eylül: Çok net hatırlıyorum. Normalde kabul edeceğim bir davete gitmek istemediğimi söyledim. Çok basit bir şeydi ama benim için büyük bir adımdı.

Soru: Karşı taraf nasıl tepki verdi?

Eylül: “Tamam” dedi.

Soru: Bu kadar mı?

Eylül: Evet. Ben kafamda büyük bir kriz çıkacak sanıyordum. O an birçok korkunun aslında benim zihnimde büyüdüğünü fark ettim.

“Bazen bir ‘hayır’ demeden önce yaşadığımız korku, hayırı söyledikten sonra yaşadığımız şeyden çok daha büyük.”

Peki Hâlâ Suçluluk Hissediyor musun?

Eylül: Bazen evet.

Soru: Ne zaman?

Eylül: Özellikle sevdiğim birine hayır dediğimde. Hâlâ “acaba kırdım mı?” diye düşündüğüm oluyor.

Soru: Bu duyguyla nasıl baş ediyorsun?

Eylül: Kendime şu soruyu soruyorum: “Ben gerçekten yanlış bir şey mi yaptım, yoksa sadece karşımdaki kişinin istediğini yapmadım mı?” Bu ikisi farklı şeyler.

Eylül’ün Suçluluk Duygusuyla Baş Etme Yöntemleri

  1. Kendi ihtiyacını küçümsememek.
  2. Karşı tarafın hayal kırıklığını kendi suçu gibi görmemek.
  3. Gerekirse nazik ama net açıklama yapmak.
  4. Her hayırdan sonra uzun savunmalar yapmamak.
  5. Kendine de aynı anlayışı göstermek.

Arkadaşlıklarda Hayır Demek Zor mu?

Eylül: Yakın arkadaşlarda bazen daha zor. Çünkü “beni yanlış anlamasın” düşüncesi oluyor.

Soru: Gerçek arkadaşlıkta hayır diyebilmek mümkün olmalı mı?

Eylül: Bence kesinlikle. Bir arkadaşlık, sürekli birbirine evet demek zorunda olduğun bir ilişki olmamalı.

Soru: Arkadaş çevrende bununla birlikte bir değişim oldu mu?

Eylül: Oldu. Bazı insanlar sınırlarıma saygı gösterdi, bazıları göstermedi. Bu da bana kimin gerçekten hayatımda olması gerektiğini gösterdi.

Eylül’e Göre Sağlıklı Arkadaşlık

  • Hayır cevabını kişisel hakaret gibi algılamamak,
  • Karşı tarafın zamanına saygı duymak,
  • Her şeyi birlikte yapmak zorunda olmamak,
  • İstemediği konularda baskı kurmamak,
  • Karşılıklı sınırları anlayabilmek.

İlişkilerde “Hayır” Demek Daha mı Zor?

Eylül: Kesinlikle daha zor olabiliyor. Çünkü duygusal bağ var.

Soru: Eskiden bir ilişkide istemediğin şeylere evet dediğin oldu mu?

Eylül: Oldu. Sırf karşımdaki üzülmesin diye. Ama sonradan bunun sağlıklı olmadığını anladım.

Soru: Bugün ne düşünüyorsun?

Eylül: Bir ilişkide “hayır” diyemiyorsan o ilişki zaten rahat bir ilişki değildir.

“Bir insan seni seviyorsa, sınırlarını da sevmek zorunda değil ama onlara saygı duymak zorunda.”

Özgüvenin Hayır Demekle İlişkisi Var mı?

Eylül: Bence çok var. Kendine güvenin arttıkça insanların seni reddetmesinden biraz daha az korkuyorsun.

Soru: Özgüven sende nasıl değişti?

Eylül: Eskiden özgüvenli olmak herkese güçlü görünmek gibi geliyordu. Şimdi bazen “istemiyorum”, “bilmiyorum” veya “buna hazır değilim” diyebilmek de özgüven.

Soru: Yani kırılganlık da bir güç olabilir mi?

Eylül: Bence evet. Sürekli güçlü görünmeye çalışmak da yorucu.

Eylül’e Göre Gerçek Özgüven

  • Her şeyi bilmek zorunda hissetmemek,
  • İstemediğinde hayır diyebilmek,
  • Yanlış yaptığında kabul edebilmek,
  • Herkes tarafından sevilmek zorunda olmadığını bilmek,
  • Kendi değerini sadece başkalarının onayına bağlamamak.

“İnsanlar Ne Der?” Düşüncesi Azaldı mı?

Eylül: Çok azaldı.

Soru: Tamamen bitti mi?

Eylül: Hayır. Bence tamamen bitmesi de zor. Ama artık herkesin fikrine aynı ağırlığı vermiyorum.

Soru: Kimin fikri önemli?

Eylül: Beni gerçekten tanıyan, hayatımda yeri olan insanların. Hiç tanımadığım birinin beni nasıl değerlendirdiği artık hayatımı yönlendirmiyor.

“Herkesin fikrini taşırsan kendi sesini duyamıyorsun.”

Hayır Demeyi Öğrenince Hayatında Ne Değişti?

Eylül: Zamanım arttı. Çok ciddi söylüyorum.

Soru: Nasıl?

Eylül: İstemediğim şeylere daha az zaman harcamaya başladım. Sırf ayıp olmasın diye gittiğim yerler azaldı. Beni yoran insanlarla daha az görüşmeye başladım.

Soru: Yalnızlaştın mı?

Eylül: Biraz ama daha huzurlu oldum.

Hayır Demeyi Öğrendikten Sonra Eylül’ün Hayatında Değişenler

  • Daha fazla kendine ait zaman,
  • Daha az zorunluluk hissi,
  • Daha net arkadaşlıklar,
  • Daha az içten içe biriken öfke,
  • Daha fazla kişisel alan,
  • Daha az açıklama yapma ihtiyacı.

Yalnız Kalmakla Aran Nasıl?

Eylül: Eskiden yalnız kalmaktan korkardım. Şimdi çok daha rahatım.

Soru: Ne değişti?

Eylül: Yanlış insanlarla vakit geçirmekle yalnız kalmak arasındaki farkı gördüm.

Soru: Tek başına ne yapmayı seviyorsun?

Eylül: Kahve içmek, yürümek, müzik dinlemek, evde hiçbir plan yapmamak.

Soru: Hiçbir şey yapmadan durabiliyor musun?

Eylül: Eskisinden çok daha iyi.

“Yalnızlık bazen kötü bir şey değil. Bazen insanın kendi sesini tekrar duyması için gerekli.”

Aile İçinde Hayır Demek Daha mı Zor?

Eylül: Bazen en zor orası.

Soru: Neden?

Eylül: Çünkü yıllarca oluşmuş roller var. “Sen hep böyle yapardın” denebiliyor. İnsan değişince çevresi hemen uyum sağlamıyor.

Soru: Peki ne yapıyorsun?

Eylül: Daha net oluyorum. Her şeyi kavga ederek anlatmak zorunda değilim ama kendi kararım olduğunu söyleyebiliyorum.

İş Hayatında Sınır Koymak Önemli mi?

Eylül: Çok önemli. Özellikle insanların ulaşılabilir olmayı sürekli müsait olmakla karıştırdığı bir dönemde.

Soru: Eskiden her şeye yetişmeye çalışıyor muydun?

Eylül: Evet. Sonra bunun sürdürülebilir olmadığını fark ettim.

Soru: Şimdi?

Eylül: Elimden gelmeyen şeyi söylüyorum. Her şeye yetişememek başarısızlık değil.

Eylül’ün İş ve Günlük Hayatta Koyduğu Sınırlar

  1. Her mesaja anında cevap vermek zorunda hissetmemek.
  2. Yetişmeyecek işi önceden söylemek.
  3. Kendi dinlenme zamanını korumak.
  4. Sürekli ulaşılabilir olmamak.
  5. Her sorumluluğu üzerine almamak.

Sosyal Medyada Sınır Koymak Zor mu?

Eylül: Çok zor çünkü insanlar sürekli erişebildiğini düşünüyor.

Soru: Mesajlara cevap verme baskısı hissediyor musun?

Eylül: Eskiden çok hissediyordum. Şimdi görmüş olmam hemen cevap vereceğim anlamına gelmiyor.

Soru: Özel hayat paylaşımı konusunda?

Eylül: Daha seçiciyim. Her şeyi paylaşmak zorunda değilim.

Eylül’ün Dijital Sınırları

  • Her mesaja hemen cevap vermemek,
  • Her özel detayı paylaşmamak,
  • Rahatsız edici iletişimi sürdürmemek,
  • Kişisel alanını çevrimiçi ortamda da korumak,
  • Sosyal medyadaki beklentileri gerçek hayatın önüne koymamak.

Hayır Demenin Kibar Yolu Var mı?

Eylül: Tabii. Hayır demek kaba olmak zorunda değil.

Soru: Nasıl söylüyorsun?

Eylül: Duruma göre “Bugün bana uygun değil”, “Bunu yapmak istemiyorum”, “Şu an buna zaman ayıramam” diyebilirim.

Soru: Uzun açıklama yapıyor musun?

Eylül: Eskiden çok yapardım. Şimdi gerekmediğini biliyorum.

Eylül’den Nazik Ama Net “Hayır” Cümleleri

  • “Bugün bana uygun değil.”
  • “Teşekkür ederim ama bu kez katılamayacağım.”
  • “Bu konuda rahat hissetmiyorum.”
  • “Şu an buna zaman ayıramıyorum.”
  • “Bunu yapmak istemiyorum.”
  • “Bu benim için uygun bir sınır değil.”

“Hayır cümlesinin sonunda mutlaka bir özür olmak zorunda değil.”

Sence İnsanlar Sınır Koyan Kişilere Neden Bazen Tepki Gösteriyor?

Eylül: Çünkü bir insan senin sınırlarının olmamasına alıştıysa, sınır koyman ona kayıp gibi gelebiliyor.

Soru: Bu durumda geri adım atıyor musun?

Eylül: Eskiden atardım. Şimdi daha az.

Soru: En önemli öğrendiğin şey ne?

Eylül: Birinin benim sınırımdan hoşlanmaması, sınırın yanlış olduğu anlamına gelmiyor.

“Bazen insanlar sen değiştiğin için değil, artık senden eskisi kadar faydalanamadıkları için ‘değiştin’ der.”

Kendine Hayır Dediğin Zamanlar da Var mı?

Eylül: Var. Bazen kendimi de durdurmam gerekiyor.

Soru: Mesela?

Eylül: Gereksiz düşünmek, kendimi sürekli kıyaslamak, bir mesajı yüz kere analiz etmek…

Soru: Kendine sınır koymak da önemli mi?

Eylül: Bence çok önemli. Sınırlar sadece başkalarına karşı değil.

Kendine Karşı Daha mı Naziksin?

Eylül: Eskisinden çok daha fazla.

Soru: Genç Eylül nasıldı?

Eylül: Çok eleştirirdi kendini. Bir hata yaptığımda günlerce kafamda büyütürdüm.

Soru: Şimdi?

Eylül: Hata yaptıysam sorumluluğunu alıyorum ama kendime düşman olmuyorum.

“Kendime karşı kullandığım dil değişince hayatımın tonu da değişti.”

Eylül ile Hızlı Sorular

Hayır demek mi, istemeden evet demek mi?
Eylül: Kesinlikle hayır demek.

Huzur mu onaylanmak mı?
Eylül: Huzur.

Çok arkadaş mı az ama sağlam dost mu?
Eylül: Az ve sağlam.

Kalabalık mı yalnızlık mı?
Eylül: Ruh halime göre ama yalnızlıktan korkmuyorum.

Haklı olmak mı sınırını korumak mı?
Eylül: Sınırımı korumak.

Uzun açıklama mı kısa ve net cevap mı?
Eylül: Kısa ve net.

Planlı mı spontane mi?
Eylül: Dengesi.

Başkalarının fikri mi kendi iç sesin mi?
Eylül: Kendi iç sesim.

Affetmek mi uzaklaşmak mı?
Eylül: Duruma göre ikisi birden olabilir.

Genç Eylül mü bugünkü Eylül mü?
Eylül: Bugünkü Eylül.

“Hayır” kelimesini tek kelimeyle tanımla?
Eylül: Özgürlük.

20’li Yaşlarındaki Eylül’e Ne Söylerdin?

Eylül: Kendini herkese anlatmak zorunda değilsin derdim.

Soru: Başka?

Eylül: Seni gerçekten seven insanlar, her hayır dediğinde seni terk etmez. Ve terk ediyorsa belki de o ilişkinin zaten bir sorunu vardır.

Soru: En önemli tavsiye?

Eylül: Rahatsız olduğun şeyi küçümseme. İç sesin çoğu zaman sana bir şey anlatmaya çalışıyor.

Eylül’ün Genç Haline Söyleyeceği 8 Cümle

  1. Herkesi memnun edemezsin.
  2. Hayır demek kabalık değildir.
  3. Birinin üzülmesi her zaman senin suçun değildir.
  4. Kendi zamanın da değerlidir.
  5. Rahatsız olduğun şeyleri küçümseme.
  6. Herkese açıklama yapmak zorunda değilsin.
  7. Yanlış insanları kaybetmek bazen kayıp değildir.
  8. Kendine karşı da adil ol.

Bugün Hayatında En Çok Neye Değer Veriyorsun?

Eylül: Huzur ve zaman.

Soru: Neden?

Eylül: Çünkü yanlış insanlara, istemediğin planlara ve sürekli suçluluk duygusuna çok fazla zaman harcayabiliyorsun.

Soru: Bugün o zamanı nasıl kullanıyorsun?

Eylül: Bana gerçekten iyi gelen şeylere ayırmaya çalışıyorum.

Eylül’ün Bugünkü Öncelikleri

  • Kendine ait zaman,
  • Güvenilir insanlar,
  • Net ilişkiler,
  • Duygusal huzur,
  • Sağlıklı sınırlar,
  • Kendini sürekli açıklamak zorunda hissetmemek.

Artık Gerçekten Hayır Demekten Çekinmiyor musun?

Eylül: Eskisi kadar değil. Hâlâ zorlandığım anlar oluyor.

Soru: O zaman başlıktaki cümle biraz iddialı değil mi?

Eylül: Hayır, çünkü çekinmekle yapamamak farklı. Bazen içimde hâlâ küçük bir rahatsızlık oluyor ama yine de söylüyorum.

Soru: Yani cesaret korkmamak değil mi?

Eylül: Bence değil. Korkuya rağmen kendini koruyabilmek.

“Artık hayır dediğimde dünyanın yıkılmadığını biliyorum. Bazen bir ilişki değişiyor, bazen biri kırılıyor, bazen hiçbir şey olmuyor. Ama en azından kendi içimde kendime kızmıyorum.”

Trans Eylül ile “Artık Hayır Demekten Çekinmiyorum” Söyleşisinin Ardından

Trans Eylül: “Artık Hayır Demekten Çekinmiyorum” başlığı altında başlayan bu sohbet, aslında tek bir kelimenin ne kadar geniş bir hayat alanına dokunduğunu gösteriyor.

“Hayır” yalnızca bir daveti reddetmek değil. Bazen istemediğin bir ilişki biçimine, rahatsız olduğun bir davranışa, zamanını sürekli tüketen bir düzene ya da başkalarının senin adına belirlediği beklentilere karşı da söylenebiliyor.

Eylül için en büyük değişim, hayır demeyi bir çatışma aracı olarak görmekten vazgeçmek olmuş. Bugün sınır koymanın, karşı tarafı değersiz görmek değil, kendini de ilişkiye dahil etmek anlamına geldiğini düşünüyor.

Her zaman rahat olmadığını da saklamıyor. Hâlâ suçluluk hissettiği, uzun uzun düşündüğü ya da “acaba yanlış mı yaptım?” diye sorguladığı anlar var. Fakat fark şu: artık bu duygular onun bütün kararlarını yönetmiyor.

Belki de gerçek değişim tam olarak burada başlıyor. İnsan bir gecede başka biri olmuyor. Sadece zamanla kendi sesini biraz daha yüksek duymaya ve o sesi susturmamaya başlıyor.

Son Sözü Eylül’e Bırakalım

“Eskiden iyi biri olmanın herkese evet demek olduğunu sanıyordum. Şimdi iyi biri olurken kendime kötü davranmamam gerektiğini biliyorum. Hayır demeyi öğrendikçe insanları daha az sevmeye başlamadım; sadece kendimi de o sevginin içine dahil ettim.”

Eylül ile Sohbetten Geriye Kalan 10 Cümle

  • “Bazen kendine evet diyebilmek için başkasına hayır demen gerekir.”
  • “Her evet iyi niyet değildir.”
  • “Sınır koymak kendini korumaktır.”
  • “Birinin kırılması her zaman senin suçun değildir.”
  • “Gerçek arkadaşlıkta hayır demek mümkün olmalı.”
  • “Bir ilişkide hayır diyemiyorsan rahat değilsindir.”
  • “Herkesin fikrini taşırsan kendi sesini duyamazsın.”
  • “Birinin sınırından hoşlanmaması o sınırı yanlış yapmaz.”
  • “Hayır demek kabalık değil, netliktir.”
  • “Artık kendimi de sevginin içine dahil ediyorum.”
Bazı cümleler dışarıdan çok basit görünür ama onları gerçekten söyleyebilmek yıllar sürebilir. “İstemiyorum”, “Bana uygun değil”, “Bugün gelmeyeceğim” ya da sadece tek kelimelik bir “hayır”… Trans Eylül için de bu kelimenin anlamı zaman içinde tamamen değişmiş.

Eskiden insanları kırmaktan, yanlış anlaşılmaktan ve yalnız kalmaktan çekindiğini anlatan Eylül, bugün sınırlarını çok daha net ifade edebildiğini söylüyor. Biz de onunla hayır diyebilmenin neden bu kadar zor olduğunu, ilişkileri, arkadaşlıkları, özgüveni, yalnız kalmayı ve insanın kendisine karşı dürüst olmasını konuştuk.

“Eskiden hayır dediğimde karşımdaki insanı kaybedeceğimi düşünürdüm. Şimdi kendimi kaybetmemek için bazen hayır demem gerektiğini biliyorum.”

Eylül, Bu Değişim Ne Zaman Başladı?

Soru: Hayır demeyi öğrenmen belirli bir olayla mı başladı?

Eylül: Tek bir olay değildi. Daha çok birikmiş şeyler vardı. İstemediğim halde gittiğim yerler, konuşmak istemediğim halde sürdürdüğüm konuşmalar, sırf karşımdaki üzülmesin diye kabul ettiğim şeyler… Bir noktada “Ben neden sürekli kendimi ikinci sıraya koyuyorum?” diye düşündüm.

Soru: İlk fark ettiğin şey neydi?

Eylül: Dışarıdan çok uyumlu görünüyordum ama içimde sürekli bir öfke birikiyordu. Aslında karşımdakine değil, kendime kızıyordum. Çünkü istemediğim şeyi açıkça söylemiyordum.

Eskiden En Çok Hangi Durumlarda Zorlanıyordun?

  • Arkadaş davetlerini reddetmekte,
  • İstemediğim sohbetleri bitirmekte,
  • Rahatsız olduğum davranışları açıkça söylemekte,
  • Birinin benden istediği şeyi yapamayacağımı belirtmekte,
  • Kendi zamanımı korumakta,
  • Bir ilişkide kişisel sınırlarımı ifade etmekte.

Sence İnsan Neden Hayır Demekten Bu Kadar Çekiniyor?

Eylül: Kabul görmek istiyoruz. Bir de özellikle çocukluktan itibaren “ayıp olur”, “kırılır”, “bir kereden ne olacak?” gibi cümleleri çok duyuyoruz. Sonra kendi rahatsızlığımızı küçümsemeye başlıyoruz.

Soru: Sen de “ayıp olur” diye düşündüğün için mi evet diyordun?

Eylül: Çok kez. Sonra fark ettim ki ayıp olmasın diye kendime karşı haksızlık ediyorum.

“İnsanları kırmamak güzel ama bunu yaparken sürekli kendini kırıyorsan ortada bir denge sorunu var.”

İlk Net “Hayır” Cevabını Hatırlıyor musun?

Eylül: Hatırlıyorum. Çok büyük bir olay değildi. Bir arkadaşım dışarı çağırmıştı, ben gerçekten yorgundum ve gitmek istemiyordum. Eskiden mutlaka giderdim. O gün “Bugün gelmeyeceğim, dinlenmek istiyorum” dedim.

Soru: Ne oldu?

Eylül: Hiçbir şey. “Tamam, sonra görüşürüz” dedi. Benim kafamda büyüttüğüm şeyin karşı taraf için ne kadar normal olduğunu görünce çok şaşırmıştım.

Soru: Rahatladın mı?

Eylül: Çok. O akşam evde kaldım ve ilk defa “keşke gitseydim” diye düşünmedim.

Eylül’ün O Gün Fark Ettiği Şeyler

  • Her reddediş bir krize dönüşmüyor.
  • İyi ilişkiler tek bir “hayır” yüzünden bitmiyor.
  • Kendi ihtiyacını ifade etmek bencillik değil.
  • İnsanların hayal kırıklığını tamamen yönetmek mümkün değil.

Peki İnsanlar Değişimine Nasıl Tepki Verdi?

Eylül: Bazıları çok normal karşıladı. Bazıları ise “sen çok değiştin” demeye başladı.

Soru: Bu seni üzdü mü?

Eylül: Başlarda evet. Sonra şunu düşündüm: Belki de gerçekten değiştim. Ama değişmek her zaman kötü bir şey değil.

Soru: En çok kimler zorlandı?

Eylül: Benim hep evet dememe alışmış insanlar.

“Bazen bir insan sen değiştiğin için değil, artık eskisi kadar kolay yönlendiremediği için değiştiğini söyler.”

Arkadaşlıkta Sınır Koymak Zor mu?

Soru: Arkadaşlarına hayır demek hâlâ zor geliyor mu?

Eylül: Sevdiğim insanlara hayır demek hâlâ daha zor. Çünkü kırmak istemiyorum. Ama artık gerçek arkadaşlığın hayır cevabına dayanabilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Soru: Bir arkadaşlık sırf sınır koyduğun için bozuluyorsa?

Eylül: O zaman biraz düşünmek gerekiyor. Arkadaşlık mı vardı, yoksa benim sürekli uyum sağlamam üzerine kurulmuş bir düzen mi vardı?

Eylül’e Göre Sağlıklı Arkadaşlıkta Olması Gerekenler

  • Birbirinin zamanına saygı göstermek,
  • Hayır cevabını kişisel saldırı gibi görmemek,
  • Her şeyi birlikte yapmak zorunda olmamak,
  • Karşı tarafın sınırlarını küçümsememek,
  • Suçluluk duygusu yaratmadan iletişim kurabilmek.

İlişkilerde Sınır Meselesi Daha mı Hassas?

Eylül: Kesinlikle. Çünkü sevgi olduğu zaman insan bazen sınır koymayı sevgisizlik sanabiliyor.

Soru: Sen de böyle düşündün mü?

Eylül: Evet. “Seviyorsam bunu yapmalıyım” diye düşündüğüm zamanlar oldu. Şimdi ilişkide sevgi kadar bireysel alanın da önemli olduğunu düşünüyorum.

Soru: Bir ilişkide “hayır” duyabilmek de önemli mi?

Eylül: Çok önemli. Karşımdaki bana hayır dediğinde onu hemen sevgisizlik olarak yorumlamamak gerekiyor.

Eylül: “İyi bir ilişkide hem evet diyebilmelisin hem de hayır dediğinde güvende hissetmelisin.”

Özgüvenin Bu Süreçte Değişti mi?

Eylül: Çok değişti. Eskiden özgüvenli olmak güçlü görünmek demekti benim için.

Soru: Şimdi ne demek?

Eylül: Bazen “bilmiyorum” diyebilmek. Bazen “bunu istemiyorum” diyebilmek. Her ortamda kabul görmek zorunda olmadığını bilmek.

Soru: İnsan kendi değerini nereden almalı?

Eylül: Keşke tamamen içimizden alabilsek ama gerçekçi değil. Hepimiz çevreden etkileniyoruz. Önemli olan bütün değerimizi başkalarının onayına bağlamamak.

“Özgüven her zaman yüksek sesle konuşmak değil. Bazen sessizce ‘Bu bana uygun değil’ diyebilmek.”

Suçluluk Duygusu Tamamen Geçti mi?

Eylül: Hayır. Bazen hâlâ geliyor.

Soru: Özellikle ne zaman?

Eylül: Sevdiğim birinin beklentisini karşılamadığımda. Ama artık suçluluk hissetmem, yanlış yaptığım anlamına gelmiyor diye düşünüyorum.

Soru: Kendine ne söylüyorsun?

Eylül: “Karşı tarafın üzülmesi ile senin yanlış yapman aynı şey değil.”

Eylül’ün Kendine Sorduğu Sorular

  1. Gerçekten yanlış bir şey mi yaptım?
  2. Yoksa sadece karşı tarafın isteğini mi yerine getirmedim?
  3. Bu karar benim sınırımı koruyor mu?
  4. Aynı durumda sevdiğim bir arkadaşım olsa ona ne söylerdim?

Yalnız Kalma Korkusu Azaldı mı?

Eylül: Çok azaldı.

Soru: Eskiden yalnız kalmaktan korkuyor muydun?

Eylül: Evet. Hatta bazen sırf yalnız olmamak için bana iyi gelmeyen insanlarla vakit geçiriyordum.

Soru: Şimdi?

Eylül: Şimdi yalnızlıkla yalnız kalmak arasındaki farkı daha iyi biliyorum. Tek başıma kahve içmek, yürümek veya evde kalmak bana kötü gelmiyor.

“Yanlış insanların içinde kaybolmaktansa bazen yalnız kalmak çok daha huzurlu.”

Sosyal Medyada da Hayır Diyebiliyor musun?

Eylül: Artık daha çok.

Soru: Nasıl?

Eylül: Her mesaja hemen cevap vermiyorum. Her soruya cevap vermek zorunda hissetmiyorum. Her detayımı paylaşmıyorum.

Soru: İnsanlar sosyal medyada sınırları daha mı kolay aşıyor?

Eylül: Bazen evet. Çünkü ekranda olduğun için sürekli ulaşılabilir olduğun düşünülüyor.

Eylül’ün Dijital Sınırları

  • Her mesajı anında yanıtlamamak,
  • Özel hayatın tamamını paylaşmamak,
  • Rahatsız edici iletişimi sürdürmemek,
  • Kişisel detayları seçerek paylaşmak,
  • Sosyal medyadaki beklentileri gerçek hayatın önüne koymamak.

Hayır Demenin Kibar Bir Yolu Var mı?

Eylül: Tabii ki var. Net olmak kaba olmak demek değil.

Soru: En çok kullandığın cümle?

Eylül: “Bugün bana uygun değil.” Çok kullanıyorum.

Soru: Açıklama yapmak zorunda hissediyor musun?

Eylül: Eskiden sayfalarca açıklama yapardım. Şimdi gerekiyorsa açıklıyorum ama her hayırın arkasına savunma yazmıyorum.

Eylül’den Basit ve Net Sınır Cümleleri

  • “Bugün bana uygun değil.”
  • “Teşekkür ederim ama katılmayacağım.”
  • “Bu konuda rahat hissetmiyorum.”
  • “Şu an buna zaman ayıramıyorum.”
  • “Bunu yapmak istemiyorum.”
  • “Bu benim için uygun değil.”

Hayır Demeyi Öğrenince Hayatında En Büyük Değişiklik Ne Oldu?

Eylül: Zamanım bana geri geldi.

Soru: Bu çok güçlü bir cümle.

Eylül: Çünkü gerçekten öyle. İstemediğim planlar, gereksiz uzun konuşmalar, sürekli çözmeye çalıştığım insanların sorunları… Bunlara daha az enerji harcıyorum.

Soru: Daha bencil olduğunu düşünenler oldu mu?

Eylül: Oldu. Ama bencillikle kendini korumak aynı şey değil.

Eylül’ün Hayatında Artan Şeyler

  • Kendine ayırdığı zaman,
  • Dinlenme alanı,
  • Netlik,
  • Daha sakin ilişkiler,
  • Kendi kararlarına güven,
  • İç huzur.

Artık İnsan Kaybetmekten Daha Az mı Korkuyorsun?

Eylül: Evet. Çünkü hayatında kalmak isteyen insanla seni sürekli memnun etmek zorunda olduğun insan arasında fark olduğunu öğrendim.

Soru: Bir sınır koyduğun için giden biri olursa?

Eylül: Üzülürüm. Ama sırf biri gitmesin diye kendimden vazgeçmek istemiyorum.

“Birini kaybetmemek için sürekli kendini kaybediyorsan o ilişki zaten çok pahalıya mal oluyor.”

Kendine de Hayır Diyebiliyor musun?

Eylül: Bu en zor kısmı olabilir.

Soru: Neye hayır diyorsun?

Eylül: Gereksiz kıyaslamaya, gece yarısı aynı konuşmayı kafamda tekrar tekrar düşünmeye, kendime ağır konuşmaya…

Soru: Başarabiliyor musun?

Eylül: Her zaman değil. Ama fark etmek bile bir başlangıç.

Bugünkü Eylül Kendine Daha mı İyi Davranıyor?

Eylül: Kesinlikle.

Soru: Eskiden nasıldın?

Eylül: Çok acımasızdım kendime karşı. Bir hata yaptığımda sanki bütün karakterim hatalıymış gibi düşünürdüm.

Soru: Şimdi?

Eylül: Hata yaptığımda sorumluluk alıyorum ama kendime hakaret etmiyorum.

“Kendime karşı daha nazik olmaya başladığımda başkalarının beni nasıl gördüğüne duyduğum ihtiyaç da biraz azaldı.”

Eylül ile Hızlı Sorular

Hayır demek mi, istemeden evet demek mi?
Eylül: Hayır demek.

Huzur mu onaylanmak mı?
Eylül: Huzur.

Çok arkadaş mı az ama gerçek dost mu?
Eylül: Az ama gerçek.

Yalnızlık mı yanlış kalabalık mı?
Eylül: Yalnızlık.

Uzun açıklama mı kısa netlik mi?
Eylül: Kısa netlik.

Başkalarının fikri mi kendi iç sesin mi?
Eylül: Kendi iç sesim.

Affetmek mi uzaklaşmak mı?
Eylül: Gerekiyorsa ikisi de.

Genç Eylül mü bugünkü Eylül mü?
Eylül: Bugünkü.

“Hayır” kelimesi tek kelimeyle?
Eylül: Özgürlük.

20’li Yaşlarındaki Eylül Karşında Olsa Ne Söylerdin?

Eylül: Herkesi mutlu etmek senin görevin değil derdim.

Soru: Başka?

Eylül: Seni gerçekten seven insanlar her hayır dediğinde senden vazgeçmez. Rahatsız olduğun bir şey varsa küçümseme. Ve her kararının uzun bir savunması olmak zorunda değil.

Eylül’ün Genç Haline Söyleyeceği 7 Cümle

  1. Herkesi memnun edemezsin.
  2. Hayır demek kötü biri olduğun anlamına gelmez.
  3. Kendi zamanın da değerlidir.
  4. Birinin üzülmesi her zaman senin suçun değildir.
  5. Sınır koymak sevgisizlik değildir.
  6. Yanlış insanları kaybetmek bazen kayıp değildir.
  7. Kendine karşı da dürüst ol.

Peki Bugün Gerçekten Hayır Demekten Çekinmiyor musun?

Eylül: Bazen hâlâ çekiniyorum. Ama artık çekinmek beni durdurmuyor.

Soru: Aradaki fark ne?

Eylül: Eskiden korktuğum için söylemiyordum. Şimdi korksam bile gerektiğinde söylüyorum.

Soru: Bu sence cesaret mi?

Eylül: Bence evet. Cesaret hiçbir şey hissetmemek değil. Rahatsızlık varken bile kendini savunabilmek.

“Artık hayır dediğimde kötü biri olduğumu düşünmüyorum. Sadece benim de sınırlarım olan bir insan olduğumu hatırlıyorum.”

Trans Eylül ile Söyleşinin Ardından

Trans Eylül: “Artık Hayır Demekten Çekinmiyorum” başlığıyla başlayan sohbetin sonunda, tek bir kelimenin bir insanın hayatında ne kadar geniş bir alan açabildiğini görmek mümkün oluyor.

Eylül için “hayır” artık yalnızca reddetmek anlamına gelmiyor. Bazen zamanını korumak, bazen bir ilişkide sınırını hatırlatmak, bazen kendisine ait olmayan bir sorumluluğu üstlenmemek, bazen de yalnızca dinlenmek için kendine izin vermek anlamına geliyor.

Bu değişimin bir gecede olmadığını özellikle vurguluyor. Hâlâ suçluluk hissettiği, karşı tarafın tepkisini düşündüğü ya da kararını tekrar tekrar sorguladığı anlar var. Ancak artık bu duyguların onun adına karar vermesine eskisi kadar izin vermiyor.

Belki de bütün sohbetin özeti şu: İnsan sınır koymayı öğrendiğinde çevresindeki herkesi kaybetmiyor. Bazen tam tersine, hayatındaki ilişkilerin hangilerinin gerçekten sağlam olduğunu daha net görmeye başlıyor.

Son Sözü Eylül’e Bırakalım

“Eskiden iyi bir insan olmanın çok fazla evet demek olduğunu düşünüyordum. Bugün hâlâ insanları önemsiyorum, hâlâ kırmak istemiyorum. Ama artık kendimi de önemsiyorum. Hayır demek beni daha sevgisiz yapmadı; sadece hayatımda bana da biraz yer açtı.”

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir