Karşıyaka Balık Etli Travesti Hayal’in Anekdotları

Karşıyaka Balık Etli Travesti Hayal’in Anekdotları

“Karşıyaka Sabahları Daha Dürüst”

Hayal’e göre Karşıyaka’nın sabahı akşamından çok farklı. Akşam daha kalabalık, daha gürültülü ama sabahlar sakindir. Bir kahve alıp sahile yürürken kimsenin kimseyi süzmediği o saatler… “İnsan kendisiyle baş başa kalabiliyor,” diyor. Anekdotlarının çoğu da zaten bu sakin saatlerden çıkıyor.

“Balık Etli Olmak Bir Tanım Değil, Bir Hâl”

Hayal bu ifadeyi hiç sahiplenerek kullanmıyor. Ona göre balık etli olmak bir etiket değil, bir duruş. “Bedeninle kavga etmiyorsan, zaten sorun yok,” diye anlatıyor. Bir gün bir kafede yan masadan gelen bakışları fark etmiş ama görmezden gelmiş. “Baktılar ama bir şey talep etmediler. O yeterliydi,” diyor.

“Yargılanmadan Oturabildiğim Masalar Var”

Karşıyaka’da bazı mekânlar var ki Hayal için özel. Nedeni dekoru ya da menüsü değil. Kimsenin fazladan soru sormaması. Bir akşam aynı masaya üçüncü kez oturduğunda garson sadece “her zamanki gibi mi?” demiş. Hayal bu cümleyi uzun süre unutamamış.

“Sessizlik Bazen Sohbetten Daha Güçlü”

Bir anekdotunu anlatırken özellikle duraksıyor. Birlikte oturulan ama çok az konuşulan bir akşamdan bahsediyor. Deniz kenarında, hava serin. Kimse büyük laflar etmiyor. “O sessizlikte kendimi daha görünür hissettim,” diyor. Garip ama gerçek.

“Karşıyaka’da Yürürken Kendimi Taşımıyorum”

Hayal’in cümlelerinden biri bu. Taşımamak… Yani sürekli kendini açıklamak zorunda kalmamak. Bir gün vapur iskelesine doğru yürürken arkasından gelen bir çiftin kahkahasını duyuyor. Kendine gülmediklerini fark edince rahatlıyor. “İnsan bazen sadece buna ihtiyaç duyuyor,” diye ekliyor.

“Bakışlar Her Zaman Rahatsız Edici Değil”

Her bakış kötü değil, diyor Hayal. Bir akşamüstü güneş batarken karşıdan gelen bir kadının bakışıyla karşılaşmış. Ne uzun ne rahatsız edici. Sadece fark edilmiş olma hissi. “İnsanın bazen aynaya ihtiyacı olmuyor,” diyor o an için.

“Balık Ekmek Sırasında Beklemek”

En sıradan ama en çok sevdiği anekdotlardan biri. Sahilde balık ekmek kuyruğunda beklerken kimseyle konuşmamış ama herkesle aynı sırada durmuş. Ne öne alınmış ne geriye itilmiş. “O gün kendimi normal hissettim,” diyor. Belki de en zor bulunan his bu.

“Karşıyaka’da Akşamlar Daha Yumuşak”

Akşam olunca ışıklar değişiyor, insanlar da. Hayal’e göre Karşıyaka akşamları daha anlayışlı. Daha az sert bakış, daha az acele. Bir masada uzun uzun oturup kalkmamak mümkün. “Kimse neden hâlâ buradasın demiyor,” diye gülümsüyor.

“Anekdotlar Büyük Olaylardan Çıkmıyor”

Son olarak şunu söylüyor Hayal:
“Benim anekdotlarım büyük olaylardan değil, küçük rahatlamalardan çıkıyor. Bir masada huzur, bir yürüyüşte sakinlik, bir bakışta denge… Karşıyaka bana bunları veriyor.”

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir