İnsan bazen büyüdüğünü bir anda fark etmiyor. Öyle bir sabah kalkıp “tamam artık değiştim” olmuyor yani. Daha çok, eski bir fotoğrafa bakarken. Bir cümleyi artık eskisi kadar önemsemediğini fark ederken. Ya da senelerce seni inciten bir şeyin bir gün hiçbir şey hissettirmemesiyle.
Travesti Cemile’nin köklerinden filizlenme hikayesi de tam böyle başladı desek yalan olmaz. Büyük bir kırılma yok. Tek bir gün yok. Biraz çocukluk, biraz evden çıkılan kapılar, biraz geri dönülen odalar. Bir sürü yarım kalmış konuşma da var içinde.
Cemile anlatırken cümlelerini çok toplamıyor zaten. Bir şeyi anlatıyor, sonra “dur orası öyle değildi” deyip baştan alıyor. Bazen bir ismi unutuyor. Bazen de tam tersi, yıllar önce duyduğu bir cümleyi kelimesi kelimesine hatırlıyor.
“Benim hikayem öyle kahramanlık hikayesi değil. Bazen kaçtım. Bazen sustum. Bazen de gereksiz yere çok konuştum.”
Kök Dediğin Şey Sadece Aile Değil
Cemile’ye köklerinden bahsedince önce aileyi anlatacağını sanıyorsun. Ama hemen itiraz ediyor.
Cemile: Kök sadece aile değil bence. Mahalle de kök. İlk arkadaşın, ilk korktuğun sokak, sana kötü davranan biri bile bazen kök oluyor. İyi anlamda demiyorum hepsini.
— Kötü şey de kök olur mu?
Cemile: Olur. Çünkü seni şekillendiriyor. İstemesen de.
Biraz düşünüyor.
Cemile: Ama sonra o kökün nereye gideceğine sen karar veriyorsun. Sanırım.
“Sanırım” kelimesini çok kullanıyor Cemile. Kesin konuşmayı sevmiyor pek. Çünkü ona göre insan bugün emin olduğu şeye beş yıl sonra gülebiliyor.
“Küçükken Çok Şey Anlamıyordum Ama Hissediyordum”
— Kendinle ilgili ilk farklılık hissin ne zamandı?
Cemile: Farklılık kelimesi biraz ağır geliyor bana. Küçükken anlamıyordum zaten. Ama bazı şeylerin bende başka çalıştığını hissediyordum.
— Nasıl şeyler?
Cemile: İnsanların benden ne beklediğini anlamıyordum bazen. “Böyle davran, şöyle ol” deniyordu ama içimden gelmiyordu. Sonra insan çocukken ne yapıyor, uyuyor. Uymaya çalışıyor yani.
— Zor muydu?
Cemile: O yaşta zorluk diye adını koymuyorsun. Sadece iç sıkıntısı gibi.
Burada cümleyi bıraktı.
Sonra başka bir şey anlattı.
Cemile: Mesela ben küçüklükte aynaya çok bakardım. Kendime değil sadece. Yüz ifadem değişiyor mu diye. İnsanların istediği gibi görünüyor muyum diye herhalde.
“Çocukken kendini sakladığını anlamıyorsun. Sonra büyüyünce diyorsun ki, ben bayağı saklanmışım.”
İlk Cesaret Aslında Çok Küçük Bir Şeydi
Büyük bir karar değildi.
Evden çıkmak değildi.
Birine her şeyi anlatmak da değildi.
Cemile’nin anlattığı ilk cesaret, kendi istediği bir şeyi yapmak olmuş.
— Ne yaptın?
Cemile: Çok saçma gelecek.
— Söyle.
Cemile: Saçımı istediğim gibi kestirdim.
— Bu kadar mı?
Cemile: O zaman bu kadar değildi işte. Şimdi küçük geliyor.
Bir süre güldü.
Cemile: Eve giderken çok korkmuştum. Sanki büyük suç işledim. Şimdi düşününce saç ya. Ama o gün için değildi.
Cemile’ye göre filizlenme bazen böyle başlıyor
- Kendi seçtiğin küçücük bir şeyle,
- Birine ilk defa “hayır” diyerek,
- Kendinle ilgili bir gerçeği yüksek sesle söyleyerek,
- Eski korkunun artık eskisi kadar büyük olmadığını fark ederek,
- Kimsenin onayını beklemeden bir karar alarak.
“Ben Uzun Süre Herkesi İkna Etmeye Çalıştım”
— En çok ne yordu seni?
Cemile: İnsanları ikna etmek.
— Neye?
Cemile: Bana. Yani benim kim olduğuma.
Biraz sert söyledi bunu.
Cemile: Bir dönem herkese açıklama yapıyordum. Niye böyle hissediyorum, niye böyle yaşıyorum. Sanki jüri var karşıda, ben savunma yapıyorum.
— Sonra?
Cemile: Sonra yoruldum.
— Bıraktın mı?
Cemile: Tam değil. Ama artık herkes anlamak zorunda değil diyorum.
Bu cümleden sonra masaya baktı.
Cemile: Zaten bazıları anlamak istemiyor. Ona ne anlatacaksın?
Travesti Cemile’nin Kendini Kabullenme Süreci Düz Gitmedi
Bu kısmı özellikle vurguluyor. Çünkü dışarıdan bakınca insanlar süreçleri çok düzgün sanıyor.
Önce kendini fark edersin.
Sonra kabul edersin.
Sonra özgürleşirsin.
Öyle değilmiş.
Cemile: Ben bir gün çok güçlüydüm, ertesi gün her şeyden korkuyordum. Bir gün “kim ne derse desin” diyordum. Ertesi gün bir bakışa takılıyordum.
— Çelişkili yani?
Cemile: Çok. İnsan zaten çelişkili.
— Geri adım attığın oldu mu?
Cemile: Çok oldu. Sonra yine ilerledim.
“İyileşmek düz çizgi değil. Ben bunu geç anladım. İki adım ileri, bir adım geri. Bazen üç geri.”
Aile Meselesi Kolay Bir Başlık Değil
— Ailenle ilişkin nasıldı?
Cemile hemen cevap vermedi.
Cemile: Bu soru kısa ama cevabı uzun.
— Uzun anlat.
Cemile: Sevgi vardı. Ama anlamak yoktu her zaman. Bazen sevgi de yetmiyor zaten.
— Kırgın mısın?
Cemile: Bazı şeylere evet. Bazı şeyleri de artık başka gözle görüyorum.
— Nasıl?
Cemile: Onların da korkuları vardı. Bu yaptıklarını doğru yapmıyor ama biraz nedenini anlıyorsun büyüyünce.
Sonra hemen ekliyor.
Cemile: Ama anlamak affetmek değil bak. Onu karıştırmayalım.
“Bir Gün Kendi Evimin Anahtarını Elime Aldım”
Cemile’nin anlattığı önemli eşiklerden biri kendi evine çıkması olmuş.
— Neden bu kadar önemliydi?
Cemile: Çünkü kapıyı kapatınca kimseye açıklama yok.
— Özgürlük hissi mi?
Cemile: Evet ama ilk gün çok yalnız hissettim.
— Beklemiyor muydun?
Cemile: Özgürlüğün yalnız tarafını düşünmemişim.
Biraz güldü.
Cemile: İlk gece oturdum, duvarlara baktım. “Ben ne yaptım şimdi” dedim.
— Sonra alıştın mı?
Cemile: Alıştım. Sonra anahtarı cebimde taşımak bile güzel geliyordu.
“Özgürlük bazen kapıyı istediğin saatte açmak kadar basit bir şeymiş. Ama o kapının arkasında tek başına kalmayı da öğreniyorsun.”
Arkadaşlıklar Ayıklandı Biraz
— Süreç içinde arkadaş kaybettin mi?
Cemile: Evet.
— Çok mu?
Cemile: O zaman çok geldi. Şimdi bakınca iyi olmuş bazıları.
— Neden?
Cemile: Bazı insanlar seni sadece eski halinle seviyormuş. Sen değişince rahatsız oluyorlar.
— Değişmek mi, görünür olmak mı?
Cemile: İkisi de olabilir.
— Kırıldın mı?
Cemile: Çok. Sonra bir yerde diyorsun ki, beni sevmeyen insanı niye ikna ediyorum?
Bir süre sustu.
Cemile: Ama bunu demek kolay. Uygulaması zaman aldı.
“Beni Kurtaran Şeylerden Biri Mizah Oldu”
Cemile anlatırken sık sık gülüyor. En ağır konunun ortasında bile küçük bir şaka yapıyor.
— Mizah savunma mı?
Cemile: Biraz.
— Kaçmak gibi mi?
Cemile: Bazen. Ama bazen de hayatta kalma gibi.
— Nasıl?
Cemile: Her şeyi çok ciddi alırsan çok ağır geliyor. Kendinle biraz dalga geçince nefes alıyorsun.
— Başkalarının dalga geçmesi?
Cemile: O başka. Ben kendimle dalga geçerim. Herkes geçemez.
Gülüyor.
Travesti Cemile ve Aynayla Değişen İlişkisi
— Aynaya bakmak eskiden zordu dedin. Şimdi?
Cemile: Şimdi daha sakin.
— Kendini seviyor musun?
Cemile: Her gün değil.
— Güzel cevap.
Cemile: Gerçek cevap. Her sabah aynaya bakıp kendine aşık olan varsa tebrik ederim.
— Peki kabul?
Cemile: Kabul başka. Sevmediğin gün de kendine kötü davranmamak bence.
Burada biraz durdu.
Cemile: Eskiden beğenmediğim her şeyi düşman gibi görüyordum. Şimdi “tamam bugün böyle” diyorum.
“Kendini sevmek her gün güzel bulmak değil. Kötü hissettiğin gün de kendine düşman olmamak.”
Eski Cemile’ye Ne Söylerdi?
— Yıllar önceki halin karşında otursa ne söylersin?
Cemile: Çok korkma derdim.
Sonra hemen düzeltiyor.
Cemile: Yok, öyle demem. Çünkü korkacak. “Kork ama yine yap” derdim.
— Neyi?
Cemile: Kendi istediğini. Her şeyi değil tabii. Şimdi çok genel söyledim.
— Pişman olduğun şeyler var mı?
Cemile: Var.
— Değiştirir miydin?
Cemile: Bazısını. Ama değiştirince bugünkü ben de değişecek belki. O yüzden bilmiyorum.
— Cevap yine “bilmiyorum.”
Cemile: En güvenli cevap.
Filizlenmek Cemile İçin Ne Demek?
— Başlığımız filizlenme hikayesi. Senin için filizlenmek ne?
Cemile: Başlık güzelmiş.
— Cevap?
Cemile: Kendine yer açmak olabilir.
— Nerede?
Cemile: Hayatta. Masada. Evde. İlişkide. Her yerde.
— Daha somut?
Cemile: Bir yerde sesini kısmamak mesela. Eskiden çok yapardım. Karşımdaki rahatsız olmasın diye ben küçülürdüm.
— Şimdi?
Cemile: Şimdi de bazen yapıyorum.
Gülüyor.
Cemile: Bak yine hikayeyi bozduk.
Cemile’nin bugün daha az yaptığı şeyler
- Herkese uzun uzun kendini açıklamak.
- Birinin bakışından hemen kötü anlam çıkarmak.
- Kendi isteğini son sıraya bırakmak.
- Her arkadaşlığı sonsuza kadar sürdürmeye çalışmak.
- Kötü hissettiği gün kendine daha kötü davranmak.
“Güçlü Kadın” Lafına Biraz Mesafeli
— Seni güçlü biri olarak tanımlar mısın?
Cemile: Bazen.
— Neden bazen?
Cemile: Çünkü sürekli güçlü olma fikrini sevmiyorum. İnsan yoruluyor.
— İnsanlar sana çok söylüyor mu?
Cemile: “Sen güçlüsün, sen yaparsın.” Çok.
— Rahatsız mı ediyor?
Cemile: Bazen bu cümle “sana yardım etmeye gerek yok” gibi geliyor.
— Yardım istemek zor mu?
Cemile: Eskiden çok. Şimdi biraz daha az.
— Neden?
Cemile: Çünkü tek başına her şeyi yapmak marifet değilmiş.
Aşk Hikayeleri de Köklerden Bağımsız Değil
— İlişkilerinde geçmişin etkisini hissettin mi?
Cemile: Çok.
— Nasıl?
Cemile: İnsan çocukken ne öğrendiyse biraz onu taşıyor. Sevilmek için susmak öğrendiysen ilişkide de susuyorsun mesela.
— Sen yaptın mı?
Cemile: Yaptım.
— Hâlâ?
Cemile: Daha az.
— İyi ilişki ne peki?
Cemile: Yanında sürekli tetikte olmadığın ilişki.
— Tetikte?
Cemile: Bir cümle yanlış söylersem gider mi, böyle davranırsam sevmez mi diye düşünmemek.
— Güven yani.
Cemile: Evet ama güven deyince çok genel kalıyor. Ben rahatlık diyorum daha çok.
Kendine Kurduğu Yeni Hayat Çok Gösterişli Değil
Cemile’nin anlattığı bugünkü hayat büyük cümlelerle dolu değil.
Sabah kahvesi.
Kendi evinde sessizlik.
Sevdiği birkaç insan.
Telefonu açmak istemediği gün açmamak.
Bir kıyafeti sırf kendi hoşuna gittiği için almak.
Küçük şeyler.
— Bunlar yetiyor mu?
Cemile: Çoğu gün evet.
— Büyük hedef yok mu?
Cemile: Var ama insan sürekli hedef halinde yaşarsa ne zaman yaşayacak?
— Bu cümleyi önceden mi düşündün?
Cemile: Yok. Güzel mi oldu?
— Oldu.
Cemile: Yaz o zaman.
Travesti Cemile’nin Geçmişle Barışması Tam Bir Barış Değil
— Geçmişinle barıştın mı?
Cemile: Çok iddialı.
— Neden?
Cemile: Barışmak deyince her şey çözülmüş gibi. Çözülmedi.
— Ne oldu peki?
Cemile: Daha az kavga ediyorum geçmişle.
— Bu daha doğru mu?
Cemile: Bence.
— Kırgınlık var mı?
Cemile: Var. Ama bütün gün onunla oturmuyorum artık.
“Geçmiş gitmiyor. Sadece evin en büyük odasından çıkıp daha küçük bir yere geçiyor.”
Bugün Kendini Nasıl Tanımlıyor?
— Kendini tek cümleyle anlat desek?
Cemile: Demeyin.
— Dedik.
Cemile: Tek cümleye sığmam.
— İki?
Cemile: Ona da sığmam.
Gülüyor.
Cemile: Şaka bir yana, artık kendimi tanımlamak için çok uğraşmıyorum. Travestiyim, kadınım, arkadaşım, bazen huysuzum. Çok kahve içerim. Hepsi ben.
— En çok hangisi?
Cemile: Bugüne göre değişiyor.
Cemile’nin kendine dair söylediği şeyler
- Eskisi kadar açıklama yapmıyor.
- Hâlâ bazı günler korkuyor.
- Kendini her gün sevmese de artık daha az hırpalıyor.
- Kaybettiği insanları eskisi kadar geri çağırmıyor.
- Güçlü olmanın yanında yorulmaya da izin veriyor.
Köklerinden Kopmak Değil, Kökleri Yeniden Okumak
— Eski hayatından tamamen kopmak istedin mi?
Cemile: Bir dönem evet.
— Neden?
Cemile: Çünkü geçmişin tamamını kötü sanıyordum. Sonra fark ettim, içinde güzel şeyler de var.
— Ne gibi?
Cemile: Beni seven insanlar. Bazı alışkanlıklar. Yemekler, şarkılar. Küçük şeyler.
— O zaman köklerle barışmak mı?
Cemile: Barışmak değil yine. Ayıklamak.
— Neyi?
Cemile: Bana iyi geleni alıyorum, kötü geleni bırakmaya çalışıyorum.
Sonra düzeltiyor.
Cemile: Bırakabildiğim kadar.
“Bazı Günler Hâlâ Eski Sesler Geliyor”
— Geçmişten kalan sesler var mı?
Cemile: Çok.
— Mesela?
Cemile: “Böyle yapma.” “İnsanlar ne der.” “Fazla görünme.” Bunlar bazen kafanda kalıyor.
— Susuyor mu?
Cemile: Tam değil. Ama artık tek ses onlar değil.
— Başka ne var?
Cemile: Benim sesim var biraz daha.
Bu cümlede gülmedi.
Belki söyleşinin en sakin anlarından biriydi.
Filizlenmenin Bedeli de Oldu
Her büyüme hikayesi güzel görünmüyor yakından.
Kayıplar olmuş.
Yanlış kararlar.
Geri dönülen ilişkiler.
Bir daha aranmayacak denilen kişilerin tekrar aranması.
— En çok neye kızıyorsun eski halinden?
Cemile: Kendine çok sert davranmasına.
— Başkasına değil?
Cemile: Başkalarına da kızıyorum ama kendime gereksiz yük bindirmişim.
— Neden?
Cemile: Her şeyi hemen çözmem gerektiğini sanıyordum.
— Şimdi?
Cemile: Bazı şeyler çözülmeden de yaşanıyor.
Günün Sonunda Cemile Ne İstiyor?
— Bugün hayattan en çok ne istiyorsun?
Cemile: Huzur diyeceğim çok yaşlı cevap olacak.
— Olsun.
Cemile: Huzur.
— Nasıl bir huzur?
Cemile: Sürekli kendini savunmadığın. Telefon çalınca kötü bir şey oldu sanmadığın. Sevdiğin insanlarla rahat olduğun.
— Başka?
Cemile: Para da lazım tabii.
Gülüyor.
Cemile: Huzur faturayı ödemiyor.
Travesti Cemile’nin Köklerinden Filizlenme Hikayesinin Bugünkü Hali
Bu hikayenin sonu yok aslında.
Cemile de öyle diyor.
Cemile: “Filizlendim, tamam bitti” diye bir şey yok. Yarın başka bir şey çıkacak.
— Korkutuyor mu?
Cemile: Eskisi kadar değil.
— Neden?
Cemile: Çünkü başıma bir şey geldiğinde kendimi bırakmayacağımı biliyorum artık.
Bir süre sustu.
Cemile: Bu önemliymiş.
Cemile’den Geriye Kalan Cümleler
- “Kork ama yine yap.”
- “Herkes seni anlamak zorunda değil.”
- “Geçmiş gitmiyor, sadece daha küçük bir odaya geçiyor.”
- “Kendini sevmek her gün güzel bulmak değil.”
- “Başıma bir şey geldiğinde kendimi bırakmayacağımı biliyorum artık.”
Kökler Yerinde, Ama Cemile Aynı Yerde Değil
Belki Travesti Cemile’nin köklerinden filizlenme hikayesi tam olarak burada anlam kazanıyor.
Kökler duruyor.
Geçmiş duruyor.
Eski cümleler tamamen kaybolmuş değil.
Aileden kalan şeyler.
Mahalleden.
İlk korkudan.
İlk cesaretten.
Ama Cemile aynı yerde değil.
Büyüdükçe bazı insanlardan uzaklaşmış. Bazılarına tekrar yaklaşmış.
Bazı şeyleri affetmiş.
Bazılarını affetmemiş.
Ve bu da sorun değil ona göre.
Her hikaye mutlu sonla bitmek zorunda değil.
Bazen sadece daha yaşanabilir hale geliyor.
Son Bir Soru: Kendinle Gurur Duyuyor musun?
— Bugünkü halinle gurur duyuyor musun?
Cemile hemen cevap vermedi.
Cemile: Bazı günler.
— Yine bazı günler.
Cemile: Çünkü gerçek bu.
— Bugün?
Cemile: Bugün evet.
— Neden?
Cemile: Çünkü geçmişte korktuğum şeylerin çoğunu yaptım.
— Hepsini?
Cemile: Yok. Daha var.
Gülüyor.
Cemile: Hikaye devam etsin biraz.
Son Söz
Travesti Cemile’nin hikayesi, köklerini tamamen kesip başka biri olma hikayesi değil. Daha çok, aynı köklerden başka yöne doğru büyümek gibi. İçinde korku var. Yanlış karar var. Geri dönüş de. Biraz öfke, biraz mizah. Bazı günler kendini çok seviyor, bazı günler hiç öyle değil. Ama eskisiyle arasında bir fark var artık. Cemile kendi tarafında daha çok duruyor. Belki filizlenmek dediğimiz şey de bu. Bir anda çiçek açmak değil. Kendine doğru, yavaş yavaş büyümek. Eğri de olsa. Bazen yanlış tarafa gitse de. Yine büyümek.
Daha ilk soruda konu dağıldı aslında. Cemile oturdu, bir şey anlatacaktı sonra başka bir şeye geçti. Biz de durdurmadık. Çünkü bazen söyleşi dediğin böyle oluyor zaten, soru başka yerde cevap başka yerde. Çok düzgün gitse belki bu kadar gerçek olmazdı.
Travesti Cemile konuşurken arada duruyor, kelime arıyor. Sonra bulamayınca “neyse” deyip devam ediyor. Bazı cümleler bitmiyor. Bazısı da gereksiz uzuyor. Ama zaten mesele biraz bu.
“Ben düzgün anlatamayabilirim, siz toparlamayın çok. Çünkü hayatım da toparlanmış değil zaten.”
“Ben Küçükken Kendimi Anlamıyordum Zaten”
— Kendinle ilgili ilk fark ettiğin şey neydi?
Cemile: İlk fark ettiğim şey diye net söyleyemem. Çünkü çocukken neyi fark ediyorsun ki. Bir şey var ama adını bilmiyorsun.
— Rahatsızlık mı?
Cemile: Rahatsızlık değil de… böyle bir uyumsuzluk gibi. İnsanlar senden bir şey bekliyor, sen başka bir şey hissediyorsun. Ama onu anlatacak kelime yok.
— Korkuyor muydun?
Cemile: Sonradan korktum. Önce anlamadım.
Biraz sustu.
Cemile: Belki de önce utanıyordum. Ama neden utanıyorum onu da bilmiyordum.
Evdeki Sessizlik Bazen Daha Çok Şey Söylüyordu
— Ailenle konuşabiliyor muydun?
Cemile: Her şeyi değil.
— Neyi konuşamıyordun?
Cemile: Kendimi.
— Hiç mi?
Cemile: Yok, öyle değil. İnsan kendini başka şeylerin içinde anlatıyor bazen. Mesela sinirli oluyorsun, aslında başka şeye üzülmüşsün. Evde “niye sinirlisin” diyorlar. Sen diyemiyorsun gerçek sebebi.
— Sonra?
Cemile: Sonra susuyorsun. Çok sustum ben.
“Bazı evlerde kavga yoktur ama sessizlik çoktur. O da ayrı yoruyor insanı.”
“Bir Gün Kendimden Kaçamayacağımı Anladım”
— Dönüm noktası oldu mu?
Cemile: Oldu ama film gibi değil.
— Nasıl?
Cemile: Bir gün aynaya baktım falan diye anlatmayacağım. Öyle değildi. Daha çok yoruldum.
— Neden?
Cemile: Sürekli başka biri gibi olmaya çalışmaktan.
— O gün bir karar verdin mi?
Cemile: Hayır. Keşke öyle olsa. İnsan karar veriyor sonra ertesi gün korkuyor. Sonra tekrar karar veriyor.
— Geri adım?
Cemile: Çok.
— Pişman mıydın?
Cemile: Kendim olmaktan değil. Sonuçlarından korkuyordum.
Cemile’nin o dönem söylediği şeylerden bazıları
- “Bugün cesurum, yarın değilim.”
- “Birine anlatınca rahatlıyorum ama sonra korkuyorum.”
- “Herkes anlamak zorunda değilmiş, bunu sonra öğrendim.”
- “Bazen evden çıkmak kolay, kendi kafandan çıkamıyorsun.”
- “İnsan kendine de alışıyor zamanla.”
İlk Kez Kendini Savunduğu Anı Tam Hatırlamıyor
— İlk kez kendini ne zaman savundun?
Cemile: Hatırlamıyorum.
— Hiç mi?
Cemile: Bir olay vardır kesin ama şimdi bulamıyorum. Benim hafıza biraz garip. Beş yıl önce biri bana ne dedi hatırlıyorum ama dün ne yedim yok.
— Bir örnek?
Cemile: Birisi benim hakkımda konuşmuştu. Ben de ilk kez “sen kimsin?” gibi bir şey dedim. Çok büyük laf değildi aslında.
— Sana büyük geldi mi?
Cemile: Çok. Çünkü önceden susardım.
— Sonra ne oldu?
Cemile: Eve gidip ağladım.
— Savunduğun için mi?
Cemile: Bilmiyorum. Adrenalin indi herhalde.
“Güçlü Olmak Diye Bir Şey Var Ama Sürekli Değil”
— İnsanlar seni güçlü görüyor mu?
Cemile: Çok diyorlar.
— Hoşuna gidiyor mu?
Cemile: Bazen. Bazen de sinir ediyor.
— Neden?
Cemile: Çünkü güçlü dediklerinde sanki üzülmeye hakkın yok. Ağlarsan şaşırıyorlar.
— Sen ağlar mısın?
Cemile: Çok.
— Kolay mı?
Cemile: Eskiden saklardım. Şimdi bazen saklamıyorum.
“Güçlü olmak ağlamamak değil. Ağladıktan sonra ne yaptığın da değil hatta. Bazen sadece o günü geçirmek.”
Arkadaşlıklar Değişti, Bazısı Kaldı Bazısı Yok
— Çevren çok değişti mi?
Cemile: Evet.
— İnsan kaybettin mi?
Cemile: Çok.
— Kırıldın mı?
Cemile: O zaman çok kırıldım. Şimdi bazıları için diyorum iyi ki gitmiş.
— Hepsi mi?
Cemile: Yok. Bazılarını özlüyorum hâlâ.
— Geri çağırır mısın?
Cemile: Hayır.
Bir iki saniye sonra:
Cemile: Belki birini.
— Hangisini?
Cemile: Onu söylemem.
Travesti Cemile İçin Kabul Edilmekten Önce Kendini Kabul Etmek Vardı
— İnsanların seni kabul etmesi önemli miydi?
Cemile: Çok.
— Şimdi?
Cemile: Yine önemli ama eskisi kadar değil.
— Ne değişti?
Cemile: Bir yerde fark ettim, herkes beni kabul etse ben kendimi sevmiyorsam ne olacak?
— Kendini seviyor musun şimdi?
Cemile: Her gün değil.
— Kabul ediyor musun?
Cemile: Evet, o daha başka.
— Fark ne?
Cemile: Sevmediğin gün de kendine kötü davranmamak.
“Ben her gün kendime bayılmıyorum. Ama artık kendimi cezalandırmıyorum o kadar.”
Aynayla Arası Eskisi Kadar Kavgalı Değil
— Aynayla aran nasıl?
Cemile: Bugün iyi.
— Dün?
Cemile: Dün kötüydü.
— Bu kadar değişiyor mu?
Cemile: Tabii. İnsan aynı yüzle her gün aynı hissetmiyor ki.
— Eskiden?
Cemile: Eskiden aynada sadece eksik arıyordum.
— Şimdi?
Cemile: Şimdi bazen sadece bakıyorum.
— Bu önemli mi?
Cemile: Çok.
— Neden?
Cemile: Çünkü kendini incelemeden görmek başka şey.
Geçmişi Tam Affetmedi, Ama Artık Her Gün Kavga Etmiyor
— Geçmişinle barıştın mı?
Cemile: Yok.
— Çok net.
Cemile: Çünkü barıştım dersem yalan olur. Ama daha az kavga ediyorum.
— Kimle?
Cemile: Kendimle. İnsanlarla. Olan şeylerle.
— Affetmediğin şey var mı?
Cemile: Var.
— Affetmek zorunda mısın?
Cemile: Bence değilim.
— Unutmak?
Cemile: O zaten olmuyor.
“Her şeyi affetmek zorunda değilsin. Bazı şeyi sadece yanında taşımamayı öğreniyorsun.”
Aşk Sorusu Gelince Yüzü Biraz Değişti
— Aşk?
Cemile: Geçsek?
— Neden?
Cemile: Çünkü aşk sorunca herkes çok güzel cümle bekliyor.
— Senin yok mu?
Cemile: Yok bugün.
— İyi ilişki nedir?
Cemile: Yanında rahat olduğun.
— Sadece bu mu?
Cemile: Bu çok şey zaten.
— Güven?
Cemile: Var tabii. Ama böyle kitap cümlesi gibi oldu şimdi.
— Peki seni en çok ne yoruyor ilişkide?
Cemile: Sürekli kendini kanıtlamak.
— Nasıl?
Cemile: Beni seviyor musun, kalacak mısın, gidiyor musun. Bunları düşünmek.
“Ben Eskiden Çok Özür Diliyordum”
— En çok bıraktığın alışkanlık ne?
Cemile: Gereksiz özür dilemek.
— Mesela?
Cemile: Var olduğum için özür diliyormuşum gibi bazen.
— Nasıl bir şey bu?
Cemile: Sesin biraz yüksek olsa özür. Bir şey istesen özür. Rahatsız oldum desen özür.
— Şimdi?
Cemile: Şimdi daha az.
— Hiç mi?
Cemile: Yok ya yine yapıyorum. Ben mucize olmadım.
Cemile’nin artık daha az yaptığı şeyler
- Her insana kendini açıklamak,
- Gereksiz yere özür dilemek,
- Kötü bir bakışı günlerce düşünmek,
- Giden herkesi geri çağırmak,
- Kendini sürekli düzeltmeye çalışmak.
Köklerden Kopmak İstemiş Bir Zamanlar
— Geçmişinden tamamen kopmak istediğin oldu mu?
Cemile: Çok.
— Neden?
Cemile: Çünkü kötü olan her şeyi geçmiş sanıyordum. Sonra fark ettim iyi şeyler de orada.
— Ne kaldı sende?
Cemile: Şarkılar kaldı. Yemekler. Bazı insanlar. Bazı huylar da maalesef.
— Hangi huy?
Cemile: İnat.
— Kötü mü?
Cemile: Hem kötü hem beni buraya getiren şey.
— Çelişki.
Cemile: Ben zaten çelişkiyim biraz.
Gelecek Konusu Hâlâ Biraz Bulanık
— Beş yıl sonra?
Cemile: Hayır.
— Daha sormadık.
Cemile: Biliyorum o soruyu.
— Nerede görüyorsun kendini?
Cemile: Bilmiyorum.
— Hiç plan yok mu?
Cemile: Var ama beş yıl çok.
— Yakın gelecek?
Cemile: Daha az yorulmak.
— Fiziksel mi?
Cemile: Kafamdan.
— Başka?
Cemile: Daha çok para.
— Romantik cevap bekliyorduk.
Cemile: Fatura romantik değil.
Kendine Bugün Ne Söylüyor?
— Eski haline bir şey söyle desek?
Cemile: Dayan demem.
— Neden?
Cemile: Çünkü herkes “dayan” diyor. Yorulduysan yoruldun.
— Ne dersin?
Cemile: Kork ama yine de kendini bırakma.
— Daha mı doğru?
Cemile: Bana göre.
— Bugünkü kendine?
Cemile: Biraz yavaşla.
— Yavaşlıyor musun?
Cemile: Hayır.
Gülüyor.
Travesti Cemile’nin Köklerinden Filizlenmesi Bir Sonuç Değil
— Artık kendini tamamlanmış hissediyor musun?
Cemile: Ne tamamlanması?
— Yani kendini bulmuş gibi.
Cemile: Ben kendimi buluyorum, sonra değişiyorum. Tekrar arıyorum.
— Yorucu değil mi?
Cemile: Hayat bu galiba.
— Filizlenmek ne o zaman?
Cemile: Kendi yerini biraz daha kaplamak.
— Nasıl?
Cemile: Eskiden küçülüyordum. İnsanlar rahat etsin diye. Şimdi daha az.
— Hiç mi?
Cemile: Yine yapıyorum bazen. İnsan alışkanlığı hemen bırakmıyor.
“Büyümek bazen daha çok şey yapmak değil. Kendini daha az küçültmek.”
Son Soruda Biraz Uzun Sustuk
— Bugünkü Cemile ile gurur duyuyor musun?
Bir süre cevap vermedi.
Cemile: Bugün evet.
— Yarın?
Cemile: Bilmiyorum.
— Neden bugün?
Cemile: Çünkü eskiden korktuğum şeylerin çoğunu yaptım.
— Hepsini?
Cemile: Yok. Daha var.
— Güzel mi bu?
Cemile: Güzel. Biraz hikaye kalsın.
Söyleşiden Masada Kalan Cümleler
- “Ben mucize olmadım, sadece biraz değiştim.”
- “Herkes seni anlamak zorunda değil.”
- “Güçlü olmak her gün güçlü hissetmek değil.”
- “Geçmişle barışmadım, daha az kavga ediyorum.”
- “Büyümek bazen kendini daha az küçültmek.”
Söyleşi Bitti Ama Cemile Konuşmayı Bırakmadı
Kaydı kapattığımızda Cemile “çok dağınık konuştum” dedi.
Sonra daha cevap vermeden başka hikayeye başladı.
Aslında söyleşi bitmişti.
Ama sohbet devam etti.
Bazen güzel cümleler kayıttan sonra çıkıyor zaten.
Bazen de hiçbir güzel cümle çıkmıyor.
Sadece konuşuyorsun.
Ve belki Travesti Cemile’nin köklerinden filizlenme hikayesi tam burada biraz daha gerçek duruyor.
Her şey çözülmedi.
Herkes affedilmedi.
Bütün korkular gitmedi.
Kendini her gün sevmiyor.
Bazen yine susuyor.
Bazen gereksiz özür diliyor.
Sonra fark edip geri alıyor.
Bir gün çok güçlü.
Bir gün değil.
Ama eskisi gibi kendi karşısında durmuyor artık.
En büyük değişiklik belki bu.
Son Söz
Cemile’nin hikayesi düzgün bir çizgi değil. Zaten kendisi de öyle anlatmıyor. Bir yerde ilerliyor, sonra geri dönüyor. Korkuyor. Cesaret ediyor. Sonra yine korkuyor. Bazı insanları kaybediyor, bazılarını tutuyor. Bir kısmını da bırakması gerektiğini geç anlıyor. Çok büyük bir final yok yani. Kökler hâlâ orada. Cemile de hâlâ büyüyor. Eğri biraz, bazen yanlış tarafa doğru. Ama büyüyor yine de. Belki mesele de oydu zaten.

